ay tabaktı seni görüşümde içinden mezeler yiyorduk tuzlu denizin taze ürünlerini mey yağıyordu gökten ağzımız gözümüz sıcaktan ıslak yakınımızdadır çok güzellik bir tutam barış umudu ülkem birlikte ölelim diye toprak hafif karnımız tok,...
ay güneşten güzel mavide ışık varoldukça deniz gece güzel seni giyinip de asilce. uçurumdan görmüştük uçsuzluğu, harikalığı içimizi ürperttikçe aşk geri kalanı tırmandık. sessiz bir imdattı adımı soruşun utangaç düşünü öğrendiklerinde elleri uyuştu kaderin. ...
mavinin derinliği var uzanmak istiyor sonunda basınç nefessizlikten değil. dünyada, kişilik oldukça yalnız bilinçsizlikten oluşmuyor bu korku hep kötü kalplerden, siyah siyah. sahilde yalnız bir taştın şimdi onlarca taşla...
fidan toprağa sarılıyor her korktuğunda büyürken. anlama düşünce yürek sen şarkısını söylüyor dudağım bir duyanı var, küsmüş, suskun. çığlığa kimse inanmaz da umut korkuyor aşka kök salıp çok yıla sırt çevirmiş...
beni aldatma bu gece seviş anılarımızla, yetsin. için kuytularına saklanmış, gerçeği tatmin edecek dokular. iki kişiyim ben, ardımda, kötümle; bugünleme hatayı, pişmanı, yalanı. bugün çıplak kurusun. sen tazecik tadında, yarına adından...
çiçekler var uğruna açmış, renkleri senden özenip, aç çocuk sayısı kadar fazla güzel kokularıyla, derimiz kemiklerimize yapışmış, aşkın artçılarından, bitmişlik acısından sessizce otururken anıyla ürperten. güzün damlasına eşit kurumuşluklarıyla bakışın adımlarının gideciği...
anneciğin sıcacık bakar sana babacığın güvenle sevdirir geleceği sarılırısın ikisine birden, ilk günleri olarak emin emin bakarsın şüphesiz ışıktan bir sinir ucu var yine de giderilemez yalnızlık. en pamuk kadın,...
yapay ışıklar inmesi gereken alanda hayallerin kulesinde sıkıcı gelecek kaygıların gecikmiş, içinde aceleci yolcularıyla düşmesi olanaksız bir uçağın. her şey yasak, her şey serbest o yüzden. yıldızları tutuyorsun bana oltanın ucunda...
dün de buradaydım azıcık saat önce sen de buradaydın ben şimdi yine buradayım. ağaç rüzgarı çağırmış gücenmeden kaba davete, şimdi burada rüzgar dövüyor evsahibini kuytuluğun merhametiyle kaç yüzyıldır aynı şamarlara...
uyuyacak olmasaydım bu gece kesin sen olurdun yanımda hayallerle, beyaz bir şarapla en seveceğimiz filmi izlerken evim artık bizim sıfatında. kabuslar onlar gibi gitselerdi güneş doğana kadar sabırla düşlerle, beyaz bir...
arda kalmışlığı anlatıyor sessiz köylerin ağlayan taşları yaşanması gereken onca öykü bir şiirin dizleri kırıklığında. el ele tutuşmanın ilk heyecanı vardır şimdi yıkık çeşmelerin ıslaklığında terk ettirilmiş hayallerin hemen ucunda. utandırıyor ırkları...
susturmuş her sözünü bilemediğim önyargı umamadığım söylenenler nasıl ve nereden ve neden. gözleri ateş açmış bir tüccar şarabını ısıtmış ellerinde gönlü kapatmış kızını da canı, aynası suskunluğun. kimsenin o anlamış gözlerle yüzümde yansımayacağını ezberlemişim...
içimde kimse olmamış içimde kimse doğmamış hep aldırılmış mutluluk sanki. hiçe sayarak yaşama çabalarımdan hiçe sayarak dokunmuşlar tenime hiçe sayarak bütün duyarlılığı bir iki bakıp bin ikibin görmüşüm ayrımsanmayan çiçekleri, solacak çiçekleri tanrı...
yanaklarımız korkuyor dokunuştan anlıyor musun hiç düşeyazmayı alışık olmadığından belki biraz da tuzdan, aşınmalardan, kırmızıdan ağlıyor musun hiç sevebilmeye her zamankinin tersine yaşlarla. yolculuk birden bitiyor raylarda orada yalnızlığın hiç suçu...
beni çok özlediğini bilmiyor tütün. her seferinde daha hızlı, benimle çıkıyor içinden. nasıl bir solukta girmişsek kalbine dek. çarpıntıların sulandırıyor bebeğimi, benim de gözlerim var; içinde esirlerim. karşı karşıya kaldı...
bir-gün ölürsün diye tum bu inançsızlığım ve tüm bu sevaplarım bir-gün ölürsün diye. Buğra Kavukçuoğlu
yüreğin yaslandığı kaldırım, duvarlar. öyle seni özgür bırakan. güce kavuştuğun gün ışıkları her defa bana da öğretmek gibi aydınlığı, yolunu, yordamını. rüyaların kavuştuğu emek, umutlar. öyle beni özgür bırakan. Buğra...
aşk damlar ellerimizden biraz ağlasak yeter hala yıllarımsın.yıllandığımız bir iki şişeden kimseyle olamadığım nedensin ışık sızar perdelerinden biraz esnesek yeter hala düşlerimsin.düşündüğümüz bir iki bizden yer yer hissediyorum sıkıştığında kalbin boşluğa hiç vazgeçmedim...